Vadi
Bir çıplak yamacın altında dere,
Yollardan gelinir şırıltısına
Ne söylüyor bilmem bu söğütlere?
Dalmışlar suların akıntısına.
Ufukta dalları kızıl bir orman,
Bürüyor yolların üstünü duman,
Benziyor değneğe yaslanan çoban,
Bir eski heykelin karaltısına.
Bir kanlı cenk teri olan bu vadi,
Bulanır ıssızlık içinde şimdi,
Dalmıştır yıllardan beri ebedi
Akseden bir mızrak şakırtısına.
Vahim Âkibet
Vâkıâ urgun yemiş, heyhât sîne-i millet
İftirâs addi içre, münâfî, şedîd illet
İğdâb ile mücerreb, ba'di cûş ile zillet
Hakedilmiş âkibet, bu ahvâlin tâbiri...
Nerde müstemi' üznân, beliğ, âyân velvele
İktifâ eylemedi, çün evvelki zelzele
İmtizâcen uyuşmuş, neylesin ki kel, kele?
Nâ-çâr zümer-i gâfil, korkutamaz câbiri...
Can-hırâş eziyyete, bulunmazsa isâre,
Civanmerdlik, yiğitlik, bir lüzûmsuz ibâre
Çok yakında alınır, bu in'âm-ı iâre
Her şeyin olsa bile, olmaz bunun sâbiri...
İftâh eyle ayneyni, vazîfendir peyveste! ...
Peşrev zamânı değil, yapıldı çoktan beste
Sebâtla müdâvim ol, can mevcûdken kafeste...
İzin kalsın göçmeden, bu Dünyâ'nın âbiri...
Murabbâ kimesneler, jâje-i kelâmdaysa,
Nasârâ kabûl görüp, el-pençe selâmdaysa,
Ham sofî misilleme, âşikâr melâmdaysa,
Engin der ki yakındır, Kâinât'ın dâbiri...
VARLIĞININ TÜRKÜSÜ
Şiirler yazdırdı bana bakışın
Eline kırk yıl kalem almamışlara
Soğuk yürekleri ısıttı aşkın
Kendini büsbütün bitmiş sayanlara
Duyurdu yaşadığını içten içe
Utandırdı yoksunlukları renk renk dünyan
Suskunluktan başka şeyi kalmamışlara
Doğanın dinmeyen sesini getirdi
Şarkılar söyletti duruşun
Sevinmeyi unutmuşlara
Yılgınlığa sürükledi kimini
Kimini ölüme attı
Uykusunu kaçırdı kiminin
Kimine sensizliğin
Bıçak gibi acısını sapladı
Çok zaman güç kattı inanmışlığa
Saçların gibi dindirdi sancıyı
Durup kalmışlıkları kamçıladı
Sarstı hiçliğin saltanatını
Yangınlar getirdi donmuşluklara
Varsın toprağın olsun…
Varsın toprağın olsun…
Dinmek bilmeyen kalbimin mey anını
Söyleyemem artık kimseye bilmesin
Bir lahzayı kelamda bulunmasın diye
Yüreğimde dinmeyen sızıyı görmesin
Açmadım ağzımı, dili sinemden süzülen
Her bir acıyı, düşen yapraklarda andım
Yağan her damla yaşla, yüreğimi ovaladım
Varmadım kimseye, biçare bahtımı oyaladım
İstemiyordum bir derman olmasın kimseye
Hicranın yaşandığı, her sinede ki divaneye
Solusun, aşkın her zerresine koşsun gülüne
Ne bülbüle, ne güle gönlünde açan sevgiliye
Öyle bir aşk ki yaşanan, âlemi hakikat hayran
Zuhur etti aniden, kim nereden bilirdi bilmem
Bir ömre sığmayan sevgiden, süzülen aşktan
Yüreğimde dinmeyen yaradan var olan aşktan
Ne büyük bir gaflettir, belki tüm bu gerçekler
Dil mahkûm, ten mahkûm, gözler hep mahkûm
Gülmeyin a dostlar, bilinmez yaşadığım aşkı
Bilir miydim ki, kalbimden damlayan her yaşı
Razıyım elbet her hale, çilenin her bir katresine
Zihin tarumar, beden bitap, yaşanır mı bu hayat
Dalsız bir ağaç, kanatsız bir uçak yarsız ne olacak
Varsın toprağın olsun her yaşanmayan acı hayat
VATAN DESTANI
O kadar dolu ki toprağın şanla,
Bir değil, sanki bin vatan gibisin.
Yüce dağlarına çöken dumanla
Göklerde yazılı destan gibisin.
Hep böyle bulutlar içinde başım,
Hilâli kucaklar her vatandaşın.
Geçse de asırlar, tazedir yaşın,
O kadar levendsin, fidan gibisin.
Çiçeksin, bayılır kuşlar kokundan,
Her dalın bir yay ki zümrüt okundan,
Müjdeler fısıldar Ergenekon'dan:
Bu sese gönülden hayran gibisin.
Ey bütün cihana bedel Türk eli,
Açtığın cenklerin yoktur evveli,
Tarih bir nehir ki coşkundur seli,
Sen ona nisbetle umman gibisin.
Bir yandan hep böyle taştın, köpürdün,
Bir yandan cefalı bir ömür sürdün,
Fakat ne derece ezildinse dün,
Şimdi gene tunçtan kalkan gibisin.
Bir insan nihayet kemikle ettir,
Bu et, bu kemiğe can hürriyettir.
En büyük hürriyet 'cumhuriyet' tir,
Demek ki şimdi sen bir can gibisin.
Ey ana toprağı, ey Anadolu!
Açıldı önündeki terakki yolu.
Hamdolsun her yanın bereket dolu,
Cennette bir yeşil meydan gibisin.
Yeni bir ay ördün al bayrağına,
Girdin en sonunda irfan bağına,
Medenî hayatın nur ırmağına
Ezelden susamış ceylân gibisin...
VATAN SAĞ OLSUN
Gitti gidiyor derken günler geçmiyor derken
Bak şimdi geliyor işte bitti 15ay
Gel de bana sor nasıl geçti
Günleri saymaktan tükendim
Hasretti bağrım yaktı
Yüreğim dağladı kaldıra bilecek miyim?
Bir daha hasret başlıyor şimdi düşünüyorum
Bir daha çeke bilecek miyim?
Ana yüreğim kınamayın
Yüreğime ağır geliyor hasretlik
Evladım gitmeden hasretindeyim
Gözlerimin önün deyken hasretini çekmekteyim
Mayıs gelmesin diyorum
Gurbet istemiyorum
Ben gurbetti çekemiyorum
Nasıl dayan çak bir daha 15 aya diyorum
Allah sağlık versin
Gitsinler de gelsin dileğim
Kınamayın çekenler bilir beni ana yüreğimi
Gurbetin ne ağır olduğunu
Vatanım seviyorum
Yüreğim kaldıra masada güle güle diye bileceğim
Yinede uğurlaya çağım yüreğimde sevgisiyle
Ana yüreğim vatanımla evladınla diyorum
Bir geliyor askerden 4 evlat yetiştirdim
Allahın izniyle bir geliyor 3 daha sırada
Bana Allah sabır verecek
Görecem inşallah onlarında asker olduklarının
VATAN SAĞ OLSUN
TÜRK BAYRAĞIMIZ HERDAYİM GÖKLERDE OLACAK
HERZAMAN BAYRAĞIMIZ DALGALANACAK
EVLATLARIMIZ ŞEHİT OLSA BİLE
VATAN VATAN SAĞOLSUN