Yandaki Menüden Okumak istedginiz  Şiirin Baş Harfine Tıklayınız.
Saadet

Fosillerden, kurumus dal parçalarindan,
kemik artiklarindan elmas yapmak tabiat için neyse,
saadet de beser için odur,
kiymetsiz seylerden kiymetli bir sey yaratmak,
ruhumuzdaki süprüntülerden paha biçilmez mücevherler yapmak..
Zor ve mesakkatli bir is,
tabiatin her parçasinda elmas bulamadigimiz gibi
her insanin ruhunda da saadet bulamayabiliriz...

Ama az da olsa, elmaslar gibi saadetler de var...


Sabah



Serin rüzgârlara pencereni aç!
Karşında fecirle değişen ağaç,
Bak, seyret ağaran rengini ufkun
Mahmur gözlerinde süzülsün uykun.
Bırak saçlarınla oynasın rüzgâr,
Gümüş çıplaklığı bir başka bahar
Olan vücudunu ondan gizleme.
Ne varsa hepsini boyun, saç, meme,
Esîrden dudaklar okşasın sevsin
Mademki geceden daha güzelsin!



SABAH İÇİN SON SÖZ

Bahçeydi yaşamım
dedi kadın
onun
sesiyle uyandın
sabahın sisine karışan
soluğundan
uzak


bundan
sürekli değirmen düşü
göçler için
çocukluk


suların taştığı
kırda
çeşme
şimdi ve burada olmanın
yükü
andığın


yorgunsun


sonrasız günlerden
birine uyanmış


yağmurlu gecenin
kuş ve böcek sesleri
evlerin kırında


unutmuş olmalısın


yağmurla ıslanmış
geceliği


o ıslaklık
böyle sabırsız
geçmiş arayışı


görmeyi umduğum yüzün
uysal


sevişmelerin akşamla
bahçede
unutamadığın soluğun
kolların


bahçe ve
unutulmuş
değirmen


düşünde büyüyen
sesinle
dağılan toparlanan
günlük


sahibinden uzak aklın


şimdi
suya inmiş
arıların sesiyle çağırıyorum
düşüme girmiş meleği


gel ve bitir
bende unuttuğun günü


yüz
gözlerimde uyuyan okyanusta


arın ve arıt
yoluma çıkan gizi


sev, acıt
sesime sinen sislerde
bulduğum korkuyu


uzak kaldığım yollara in
bekle
beklediğin yerde bulduğun
polenlere sun
uykunu


seslen
bende çoğalan müziğe...


uyanmalısın


uykun
sende arınmayı öğrensin
çoğalıyor gün


çayı demle


güzellik sensin
duyduğun ses
senin


bilmelisin...

Sabır

Sabrın sonu selâmet,
Sabır hayra alâmet.
Belâ sana kahretsin;
Sen belâya selâm et!

Felâh mı, onda felâh,
Silâh mı, onda silâh.
Sen de kim oluyorsun?
Asıl sabreden Allah.

Sabır, incecik sırat;
Murat içinde murat.
Sabır Hakka tevekkül.
Sabır hakka itimat.

Sabırla pişer koruk,
Yerle bir olur doruk.
Sabır, sabır ve sabır,
İşte Kur'anda buyruk!

Bir sır ki âşikâre,
Avcı yenik şikâre.
Yalnız, yalnız sabırda
Çaresizliğe çare...


SAÇLARIN

Saçların omuzlarından aksın
Mermer üzerinden geçen su gibi
İçinde ezgin bir his duyacaksın
Yaz vaktinin gündüz uykusu gibi

Saç tel tel örtüler hep tül tül düşer
Gözünün değdiği yere gül düşer
Sonunda sana da bir gönül düşer
Gönlümün şimdiki duygusu gibi

Dillerde dökülüp sayılır saçın
Sıcak nefeslerle bayılır saçın
Bir tütsüdür kalbe yayılır saçın
Kararan gözlerin buğusu gibi


SABAHTAN ÇIKTIM DA SEYRAN YERİNE

Sabahtan çıktım da seyran yerine

Ay yıldız karşımda salınıp durur

Kadir Mevlam ben günahkar kulunum

Defterim elinde dürülüp durur



On iki yıldızın ucu terazi

Karıştı ülkere, gitti birazı

O mahşer yerinde aralar bizi

Hak mizan terazi kurulup durur



iki derler bu dünyanın kapısın

Yerden göğe inmiş anın yapısı

Korkulu yollarda sırat köprüsü

Ummanın üstünde salınıp durur



Karac oğlan der ki, nedip nederler

Hak olan işleri beyan ederler

Zemanede doğru eğri söylerler

Ay, gün, yıldız gibi durulup durur