HABER
Akşamla bak yine gül rengi buhurdan
Bin bir hülyaya açık penceremin camında.
Sükut örüp bu sıcak sonbahar akşamında
Bir alem doğdu yine giden günün ardından.
Sardı o her akşamki sessizlik yokuşları,
Bir alem doğdu yine giden günle beraber;
Geldi medar ellerinden beklediğim haber
"Başcıvıltıya canevimin kuşları."
Gördüm giden günün ardından sulara dalan
Gözlerin yeni bir dünyaya açıldığını,
Bir ustuva alemine yaklaşıldığını,
Bu akşam kuşlarının ufuktan koptuğu an.
Kuruldu bir alem hergünkü dünyamdan uzak,
Kaybolduğum düşünceye ve kendime yakın.
Kuşlar.. dizi dizi kuşlar.. kuşlar akın akın..
Rüyam benden bu akşam ve ben rüyamdan uzak...
Hadi Bir Karanfil Koyalım
hadi bir karanfil koyalım vurulduğumuz yere
ya da bir mum yakalım
oysa, bir ağaç bile değilsiniz soluk alan
yitikler ortasında
bin bin filan çoğalınmaz artık
o masal o, sizin dediğiniz
binde biri gelselerdi geriye
yeniden doğsalardı dediğiniz gibi
kurtulmuştunuz...
kim yitirdi siz buldunuz
bırakın onları şimdi
gelin önce, bir karanfil koyalım vurulduğumuz yere
sonra bırakalım
binler... milyonlar... milyarlar koysun...
ve halka alabildiğine genişlesin... genişlesin...
yürekler bırakalım karanfillerle
inançlar bırakalım... azimler... yeminler...
hadi gelin,
hadi bir karanfil koyalım vurulduğumuz yere
sonra sokulalım birbirimize daha bir
sıklaşsın saflarımız
çözülen, ödün veren yıllardır...
ezgiler söyleyelim bir yandan
'ankara'nın taşına bak...'
aydınlık sabahların türküsü olsun
aydınlık yarınların...
önce biz söyleyelim
sonra yavaş yavaş herkes söylesin
sonra, yer gök inlesin.. sonra, yer gök dinlesin...
sonra, tüm ulusça söyleyelim, verip el ele
ama önce, gelin
gelin, bir karanfil koyalım vurulduğumuz yere...
HADİSENE
Bir kıyımız mı kaldı bu şehirde onuda batır hadi
Çiçeğimizi yol, rüzgarımızı bur, suyumuzu acıt
Gökyüzümüz mü hani nerede? Sahi nerde bizim gökyüzümüz
hani lokman bulutlarımızda güvercin lekelerimiz?
Gözümüzü körelt hadi içimiz börtsün ellerimizi yırt
Bak ıslağımızda kurudu,kurumuz yamyaş
Sanki bönüz,sanki debelenen sıpayız çayırda
Yeşili hiç görmemiş,hiç şenlik görmemiş
Ko yarın sabah ortalık da ışımayıversin
Ko buluşmayalım şu kuytu haziranda
O salı gecesi hiç sevişmeyelim mi?peki
Sevişmeyelim
Ne çıkar?
Ne mi çıkar!!!!!
HADDEDEN GEÇMİŞ NEZAKET
Haddeden geçmiş nezâket yâl ü bâl olmuş sana
Mey süzülmüş şîşeden ruhsar-ı âl olmuş sana
Bûy-i gül taktîr olunmuş nâzın işlenmiş ucu
Biri olmuş hoy birisi dest-mâl olmuş sana
Sihr ü efsûn ile dolmuşdur derûnun ey kalem
Zülfü Hârut’un demek mümkin ki nâl olmuş sana
Şöyle gird olmuş Firengistân birikmiş bir yere
Sonra gelmiş gûşe-i ebrûda hâl olmuş sana
Ol büt-i tersâ sana mey nûş eder misin demiş
El-amân ey dil ne müşkil-ter suâl olmuş sana
Sen ne câmın mestisin âyâ kimin hayrânısın
Kendin aldırdın gönül n’oldun ne hal olmuş sana
Leblerin mecrûh olur dendân-ı sîn-i bûseden
Lâ’lin öptürmek bu hâletle muhâl olmuş sana
Yok bu şehr içre senin vasfettiğin dilber Nedîm
Bir perî-sûret görünmüş bir hayâl olmuş sana
HALA SEVİYOR MUSUN?
HALA SEVİYOR MUSUN?
O günlerimizi çabuk unutamazsın..
Yaşadıklarımızı bir yere atamazsın..
Deli gibi sevdik birbirimizi..
Bana bunları bir daha yaşatamazsın!
Neden bakışıyoruz ki seninle?
Gereksiz,anlamsız..
Bana bu kadar ihanet etmişken,
Birleşmemiz imkansız..!
Neden konuşuyorsun benim hakkımda?
Unutamadın mı beni..
Ben seni seviyorum hala..
Sen seviyor musun beni??
Söyle, hala seviyor musun?
Yoksa bir kalemle silip atıyor musun?
Unutamasın beni..
Biz ayrılamayız,anlamıyor musun..!?
HALK OĞUL, SANAT OĞUL
Bülent Özcan’a.
Yitip giden sevdaları
Arar mısın bulur musun
Bir lokma ekmek için
İbadet eder gibi çalışan
Gecesi gündüzüne
Gerçeği düşüne karışan
Halkımın oğlu Bülent
Benim de oğlum olur musun
Hane
Eski hane,eşyası boşaltılmış barhane;
Şimdi mektep salhane,işyeri kumarhane...
HANGİ YÜZLE
Beş yıl oldu kandırıp gideli
Şimdi hangi yüzle çıkıp geldiniz
Aç kalmak mı sevgimizin bedeli
Şimdi hangi yüzle çıkıp geldiniz
İşçi memur sokaklara döküldü
Her seçimde nice umut ekildi
Çiftçiler icrada beli büküldü
Şimdi hangi yüzle çıkıp geldiniz
Bürokratın dairede işimi görmüyor
Bakkal manav veresiye vermiyor
Aldığım maaş haftasına varmıyor
Şimdi hangi yüzle çıkıp geldiniz
Terörist dediniz namaz kılana
Peşpeşe attınız nice yalanı
Bankaları soydu bakan olanı
Şimdi hangi yüzle çıkıp geldiniz
Artık vatanımda baykuş ötüyor
Hırsız dolandırıcı cirit atıyor
Apo İmralı` da keyif çatıyor
Şimdi hangi yüzle çıkıp geldiniz
Belki acı gelir garibin sözü
Tükürsem surata kızarmaz yüzü
Çiftcinin sattığı bu son öküzü
Şimdi hangi yüzle çıkıp geldiniz
Beyni sulanlar baştan gitmiyor
Üç beş banka bir zengine yetmiyor
Devlet başta amma kuzgun leşten gitmiyor
Şimdi hangi yüzle çıkıp geldiniz