Fal
Bir fal tuttum
O beni tutmadan
Yol uzun
Çıktı sinek beşlisi
Taşladı heyecan ve istekleri
Olunca onun sevgisi
Bir yuva kuracaksın dedi
Yol iyice uzadı!
FOSİLLERİN GÖZYAŞI
Fosillerin gözyaşı turbaları emziren
Bir gözün öfkesidir sonsuzluktaki şimşek!
Öyküsü yalnızlığın izbeleri ezdiren
Canlardaki yaradan, rahat olmayan döşek!
Mutluluğu çökerten bir rüya görüntüsü
Elemlerin koyağı gözyaşlarının göğsü
Metânet, sabır, rızâ yaşamanın ölçüsü
İmkânsız son dâveti reddetmek ve gitmemek?
Başkaldıran neyine güveniyor, nesi var?
Issızlık kurur muydu, dönse geri yolcular?
Dökülmese damlalar kahrolurdu acılar
Ağlamak, gerekince, olur mu hiç gülmemek?
Yer neyi varsa verir, nispet ederek göğe
Dalların canı çıkar, başını eğe eğe
Arıya bal yaptıran, balı koyan çiçeğe
Bilgiyi yok edemez, anlamamak, bilmemek!..
Düğümler, kördüğümler: canı rehine alan
Doğruları öldüren ihânet, isyan, yalan
Hiçbir şeyi olmazsa edemez kimse talan
Ölümsüzlük düşünen, elinde mi ölmemek?
Almak ise muradın; ver hep, karşılıksız ver!
Karşılık istiyor mu, bak! Verirken yerler, gökler
Emredileni işle, inan ki sana yeter
Sakla ve saklan haydi, mümkünse görünmemek.
Farklı yaşam
Farklı yaşam
Yaşanmışları yaşayıverdik hepimiz
Farkı,farkedemedik ki yaşarken biz
Farklı bir yaşam yerimi ki dünyamız
Başka yaşamlar öğrenemedik ki biz
Hep aradıyıp durdu oysa benliğimiz
Ya bulsaydık,başına çökerdik hepimiz.
Yok işte birbirimizden farkımız.
FİGAN
FİGAN
Böyle güldüğüme bakma bebeğim
İçimde volkanlarım var benim.
Gülümsememe bakma sakın
Yüreğimde figanım var benim .
Hayırsız kim varsa beni buldu
Bir zamanlar çağlar iken
Şimdi kalbim ağlar oldu.
Yarınımı arar iken
Bu günümde kayboldu
Tükendi acıyla yıllarım.
Fakiriz
Yoksulluk en yakınımdayken
çıka geldin karşıma,
seninle olmayı
utanmadan suratına bakmayı
yatağımın baş ucunda
hayatımın geri kalanında
nefes aldığım son anda
senin olmayı hayel ederim.
Bizimkisi sadece hayeldir
güzelim, hayel
ne babamız
ne abimimiz
ne ablamız
ne de elini yalancı uzantalar zenginler.
Biz fakiriz be güzelim
Mutluluk bu yalan dünyada para demek be güzelim
Ne paramız olacak ne arabamız çünkü biz fakiriz
ne güzel kokulu çiçekleri olan bir evimiz
nede o evin bahçesinde koşan çocuklarımız
Biz ancak hayel kurarız.
Çünkü biz fakiriz be güzelim.
Feda Ettim
Kanmak için yandım aşka
Özü sana feda ettim
Seni gördüm senden başka
Gözü sana feda ettim
Gözün oldum baksın diye
Kışa döndüm yoksun diye
Sıcaklığın yaksın diye
Yazı sana feda ettim
Yüreğim pare paredir
Ayrılık çetin yaredir
Kelimeler biçaredir
Sözü sana feda ettim
Yokluğunda buldum seni
Benden bile aldım seni
Gönlüm ile çaldım seni
Sazı sana feda ettim
FOTOĞRAF
Bir fotoğrafın durur yanı başımda
Üşüdüğümde beni ısıtan
Yokluğunda beni avutan
Bir hayalin var
Gözümde canlanan
Beni imkansızlığa alıştıran
Sana ulaşamayacağımı
Anlatan..
METİN KARAKAYA
fuzuli uğraş
sular ellerimi kesmeye başladı,
en fazla iki kere
traş oluyorum ayda,
duşla,yemekle filan aram yok öyle,
ne televizyon izliyorum,
ne yoldan geçenleri,
elime kitap almayalı haftalar oldu
ne mi yapıyorum öyleyse?
elimde kağıt kalem,
sanki hiç ölmeyecekmişim gibi,
yazıyorum,yazıyorum...
FETİH
Nice kanlar döküldü hep bu şehrin uğrunda
Günü geldi İstanbul Fatih´indi sonunda
Fatih´e istanbul´u bahşeyledi yaradan
"Bu şehri fetheyleyen,O ne güzel kumandan"
Zaten hep Fatih´eydi o hadis ve işaret
Nice yiğit vardı da edemedi cesaret
O emir gelmeseydi İstanbul´a mevladan
Lakin girilemezdi ne deniz,ne karadan
Ey İstanbul!Yücesin,bekledin Fatih´ini
Değiştirdin bir anda Fatih´in talihini
Yalnız O´na diz çöküp,yalnız O´na eğildin
Sen başka fatihlerin harcı bile değildin
Hadi,sen de fatih ol ve fetheyle şehrini
Bilmesinler bu fethin ne zaman,ne yerini
Dur!Savaşma yine de,sen kabuğuna sokul
Lakin günü gelmeden fethedilmez İSTANBUL