Eylül Cumartesi
Cumartesi ve eylül.
Akşam üzeri gurup vakti
Balkondayım enginlere bakıyorum,
Deniz coşmuş kıyılar köpük köpük.
Hafif rüzgarlı,ağaçlar vals yapıyor.
İçim coştu birden,neden bilmem.
Uzaklara gitti hayallerim.
Gözlerini hatırladım birden.
Derinliğine bakıpta içinde kaybolduğum günleri.
İşte gene hüzün bastı,
Cumartesi ve eylül.
Akşam üzeri gurup vakti
Bir kadeh rakı koydum,
Yanına birazda leblebi.
Leblebiyle gitmez biliyorum ya,
Yok ki bir söyleyen yanımda.
Beyaz peynir verende yok,
İçimden kahrettim gene,
Beraber yemeklerimiz aklıma geldi.
Lüksümüz olmazdı ama,
Sevgi doluyduk sevgi
Ne güzel günlerdi onlar.
Hüzünlendim gene,
Şimdi bir yudum alma zamanı.
Cumartesi ve eylül.
Akşam üzeri gurup vakti
Hayallerim zorluyor durmuyor.
El ele günlerimiz aklıma geldi.
Sevinçle gezerdik hatırlarımda.
Sevgimizin üstünde bulut olmazdı,
Güneş dururdu hep.
Sonra gittin birden,dünyam karardı.
Her şey hatıralarda kaldı.
Ama resmin elimde,sevgin yüreğimde.
Kaldı durdu.
Artık son kadehi içiyorum,
Elimde resmine bakarken,
Hayallerim durdu,gözlerim doldu.
Cumartesi ve eylül.
Akşam üzeri gurup vakti
Dalgaların beni götürdüğü yere.
Elimde değil
demeterin persephonee kavustugunda baslar baskaligim
bir sevinç kaplar nedense beni mutlanirim
isinlari sizar günesin yirtilan bulutlar arasindan
gökyüzü artik bakire degildir
parmaklarim sasirir
tüylerim ürperir
oksadigi zaman bahar
yüregim artik benim degildir
sizindir
severim
severim daha çok
elimde degil.
EMİNEM EMİNEM
Yeryüzünün kivrimini degistirecektik belki askimizla,
Umut olacaktik, çaresiz ask selinde bogulanlara,
Saf çaglayip akan sular saygi duyacakti askimiza,
Umursamaz günesbile dize gelecekti, el ele tutustugumuzda
Fakat sen! Göz bebeklerime sigindin hep umutsuzcasina,
Ugruna azraile gülümseyeceimi hissedemedin,yazik sana!
Mutlu ol Canim, ben yokum bundan sonraki yasaminda
Ask yalanmis, gözyaslarimla elveda yazdirdibana
eskici
Yeni bitme bıyıklarıyla gülümsüyor hayata
Emekçiler ses olup yankılanıyor gitarının tellerinde
Yeni sesler katılıyor etraftan
Sessiz çığlıklar yükseliyor ağaçlardan
yükseklerden işçi marşını söylüyor kuşlar
yürekler bir olup aktı toprağa
hep bir ağızdan söyleniyor şarkılar
?yalnız değilsin eskici?
bu ülkede bile bir yerlerde seni düşünen birileri var
işte yeni bitme bıyıklı çocuk
işte yüreği bir emekçiler
ve kuşlar ağaçlar
yalnız değilsin eskici
işte geçit vermez dağlar engin denizler
işte inadına parıldayan güneş
sevgi yumakları hep seninle
seninle yağan yağmur
ateşler sarsa bile korkma eskici
sevgilerimiz kalkandır sana
yalnız değilsin eskici
işte yeni bitme bıyıklı çocuk
ve yüreği sevgi dolu işçiler
işte kuşlar ve ağaçlar
El Ele
1.
sonsuz öğle almış seni
bakıyorsun beyazda öte-duran´a
: nerdeyim?
tüy ve hafif gibi mi iç içeydi
insan ve yaşamak? bizden ayıklanan bir şey
varmış gibi
ortak bir dalgınlıktan başlamamız
: burada!
köleliğin
okunaksız bir kölelik senin, sesten
kurtarılmış çocuk yönünde kaybolmak-
geçesin diye, çoktandır tensiz
yaşadığını.
2.
susulur, ağzın içi yoktur sanki,
ilk ve son günü olmayan
çıkageldiğinde.
rahim susuşlu günlerin
dudağından hiç eksik etmediğin
bir parça otu eyliyordur kesin ve biliyorum
ikisi de gerçek olan ölümün
unutmama izin veriyor şimdi seni.
yaram orda, baktığın su diplerinde, hep
ışıl ışıl.
uyumam var kimi zaman böylece, Büyük
Yıkım elimden tutmuş ve biraz daha hafif.
EN GÜZEL ÖZLEM
Kelimelerle uyanıp kelimelerle uyumak
Ve cümlelere sarılmak
Kucaklamak noktalama işaretlerini
Bir bilge kişi gibi.
Gece ve gündüz gibi değişmeyen sancılardan
İyileşmek istemeyen kusurlardan
Yıldızların parlaklığını yansıtan bir tek sen varsın
Yıllardır beklediğim en güzel özlemim benim.
EDEBİYAT
Edebiyat...
Yüreğinin içine sokarsın
Kaleminin sivri ucunu,
En derinlere banarsın...
Kor haline gelen hislerin kelimeleşir;
Yan yana gelip resimler çizer bir beyaz kağıda.
Senin her bir harfinde titrediğin,
Ayrı bir aleme girdiğin bu tabloyu görenler
Sadece edebiyat yapıyor derler.
Hayır! Durun.
Bırak onları sadece sen dur.
Bir dinle ne olur!
Edebiyat yapıyorsam nedir bu yaralarım,
Seni düşünürken ellerimde düşen hayatım.
Ne oldu, nasıl olmalıydı.?
Ne yapmalıydım bilmiyorum.
Bir eğil gözlerime...
Allanıyorum her bakışında açılan bir yarayla.
Sallanıyor ruhum giderken attığın her bir adımla.
Seni bekliyorum duraklarda,
Gelmeyeceğini bildiğim yerlerde,
Geçmeyeceğini bildiğim sokaklarda.
Ben düştüğünü, yıkıldığını gördüm
Dünyayı saran burçların.
Altında kaldım kalkmaya çalışmadım.
Bir ben gördüm kalıntılar altında
Ağlayan bir çocuğu;
Acımdan sıkılmadım.