Yandaki Menüden Okumak istedginiz  Şiirin Baş Harfine Tıklayınız.

AŞKA KÜSKÜN
Özlemeyecegim artık,
Özlemlerimin gebe sancılarını çekmeyecegim,
Gece yarılarında ağlayıp,
Seni düşünerek sabahlamayacağım,
Sana gitmeyecek yorgun ayaklarım,
Sana ağlamayacak birdaha gözlerim,
Bağrıma taşlar bastırıp,
Herşeyi unutacağım.
Geçmeyecegim birdaha sizin sokaktan,
Geçsemde bakmayacağım inadına,
Seni görsemde başımı çevirmeyecegim,
Gem vuracağım duygularıma,
Susturacağım kahrolası özlemlerimi.
Aşka küskün kalbimi,
Bir başka yerde ağırlayacağım,
Silecegim herşeyi,
Senden kalan ne varsa,
Burdan İstanbula kadar.


Ayrılık 
Nasılda başlamıştık,bakışmalarımıza,
Öyle özlerdik ki,birbirimizi.
Böyle oldu zaten benim sana tutulmam.
Galiba seninde öyledir.
Gezerdik gönlümüzün istediğince,
Ne hoyrattık o zaman biz.
Hatırlamısın.
Dediğimiz dedik bildiğimizi yapardık.
Sandalcı salih in teknesini nasıl kaçırmıştık,
Heyecan deli,sevgide deli olunca,
Hiç düşünmemiştik sandalcı salihi.
Ne ayıp yaptığımızı anlamıştık ama,
Bunu bize sandalcı salih öğretmişti,hatırladınmı.
O ekmeğini denizden kazanan adam,
Bize dersimizi tokattan daha fena vermişti.
Şimdi sandalcı salihin her bayramda,
Elini öpmeye giderim.
Sandalcı salih bana şöyle bir bakar,
Evlat nerede arkaşın,neden yalnızsın.
Öyle ezilirimki o zamanlar,
Ayrıldığımızı söyleyemediğim için.
Biz sandal değil,geleceğimizi kaçırmışız.
Sandalcı salih gene olgun gene babacan.


Artık Söyle 
Seviyormusun artık söyle,
Ellerin diline düştük,
Ben rezil oldum, sende kepaze.
Alemi varmıydı,
Dün bana saksı attın,
Hemde içi çiçekli,
Ağır geldi, kafama,
Ee.. sanada baktım,
Artık söyle,
Seviyormusun be, ne olur bir şey de,
Geçemez oldum evinin önünden,
Camında çiçek görünce, hemde saksılı,
Eyvah be, geliyor şimdi.
İçinde çiçek, dışında saksı,
Sanamı bakayım, çiçekli saksıyamı.
Artık karar ver,
Saksı atmadan önce,
Ya çiçek,
Yada, sevgini gönder.

Aşk 
Düş dünyamda oynadığımız bir oyundu aşk.
Şimdi düşler paramjparça,
Ve ben hala ebeyim;
Seni arıyorum kırık düşler arasında...


Ah çocuklar ah
Çocuklar beni siz öldüreceksiniz.
Eminim ölümüm sizin gözlerinizden olacak.

O saf, o tertemiz
O kapkara gözbebekleriniz,
Ve o gözlerden akan
Bir damla yaş,
Benim ölümüm olacak.

Afrikada bir çocuk gördüm haberlerde.
Haber gibi değildi, sanki rüya,
Sanki gerçekötesi.
Şişmişti karnı, inceydi bacakları.
Bir bardak süt uzattılar,
reddetti,
Başını iki yana sallayarak.

Çünkü biliyordu, çok geçti.
Ölüm, o kara koskocaman gözbebeklerine,
Fena halde sinmişti.

O kara gözleri, teninden kara çocuk,
Biliyordu,
Ölecekti.
O bir bardak süt için çok geçti,
Gözleri öyle söylüyordu.

Çocuklar beni siz öldüreceksiniz.
O kara, kocaman gözleriniz öldürecek.
O geç gelen bir bardak süte bakan,
Öfkeli gözleriniz öldürecek.

Oysa ben yalnızca, şiirlerde ölürüm.



Adını tam koyamadım
Dumanım bugünlerde
Moralim bozuk,kafam kıyak
Mutlu günler ise galiba biraz uzak.

Neden diyorum kendi kendime
Sebep ne bukadar acıyı çekmeme
Yapılan yanlışlarmı
Yoksa bu bir sınavmı?
Umarım bugünler çabuk geçer.
Geçer belki ama delipte geçer

Hangi derdime yansam
Parasızlığımamı yoksa gönlümdeki acıyamı
Garibim ama gururluyum
Aşığım ama sabırlıyım
Duyguluyum ama acım var
Tarifi olmayan bir sancım var
Yaptığım yanlışlarım
Sevilmeye engel birşeylerim var.
Birşeylerim var diyorum
Çünkü adını tam koyamadım.
Belki fazla değer vermem
Belki fazla fedakarlık göstermem
Belkide gereğinden fazla sevmem!
Bu birşeylerin adı.
Dedim ya "ADINI TAM KOYAMADIM"



Ayrılık zamanı 
Eylülde ayrılık varmışta,
haberi yokmuş dediler
gidin o yare selam söyleyin benden
geçen günlerin,senelerin ardından zamanın sancıları olduğunu
yere düşen her yaprakta onu hatırladığımı,
rüzgarın ışıltısında açılması beklenirken
içimde mevsimlenmeye yüz tutmuş papatyaların
derinliklerde nasıl eriyip,
kaybolmuş olduğunu
yanındayken dakikaların, saniyelerin zamanda su gibi eridiğini
gidin o yare selam söyleyin benden
eylülde ayrılık varmışta haber yokmuş